Halkın Vicdanı “İddia”yı Değil, Görüntüleri Görüyor: Platformun “Esenlik” Kalkanı Düştü!
Malatya Ortak Meselemiz Platformu’nun yaptığı bu açıklama, aslında tipik bir “kurumsal zırh kuşanma” ve “sorumluluğu bireyselleştirerek kurumu aklama” çabasıdır. Şehrin ortak değerlerini savunma maskesi altında, yönetimsel zafiyetlerin ve etik dışı davranışların üzerini örtmeye çalışmak, siyasi korumacılığın en bariz örneğidir.
Kurumsal Değer mi, Siyasi Kalkan mı?
Malatya Ortak Meselemiz Platformu’nun “kurumu hedef almayın” çağrısı, halkın vergileri ve emeğiyle ayakta duran bir yapının, yönetici hatalarına karşı dokunulmaz kılınması çabasıdır. Bir kurumun müdürü, makamının verdiği güçle ya da sıfatıyla bir şiddet olayına karışıyorsa, bu artık “bireysel” bir mesele olmaktan çıkmıştır.
1. Şiddetin “Bireyselliği” Safsatası
Eğitim kurumunda bir darp olayı yaşanıyor ve bu olayın faili şehrin en büyük kamu iştiraklerinden birinin başındaysa, o koltuk o kişiye sadece yetki değil, temsil sorumluluğu da yükler. “Hata kişiseldir” diyerek aradan çekilmek, liyakat yerine sadakatle o koltuklara oturtulanların faturasını halka kesmektir. Esenlik A.Ş. Malatya’nındır; ancak onu yönetenlerin sergilediği zorbalık, o kurumsal hafızaya en büyük ihanettir.
2. Boykot Ürünleri ve Samimiyet Testi
Platform “ortak değer” güzellemesi yaparken, halkın hassasiyet gösterdiği boykot ürünlerinin Esenlik market raflarında boy göstermesi büyük bir çelişkidir. Hem “yerli ve milli” bir değerden bahsedeceksiniz hem de toplumsal vicdanın yaralandığı bir dönemde ticari kârı, ahlaki duruşun önüne koyacaksınız. Bu, Malatya halkının değerlerini savunmak değil, halkın değerleri üzerinden siyasi ve ticari rant devşirmektir.
3. Hukuk Süreci Bir “Oyalama” Aracı mı?
“Yargı süreci devam ediyor” ifadesi, genellikle kamuoyundaki tepkiyi soğutmak için kullanılan bir kalkandır. Bir eğitim kurumunda şiddet uyguladığı iddia edilen bir yöneticinin görevine devam etmesi, platformun bahsettiği “huzur ve güven” ortamına bizzat zarar vermektedir. Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, idari tasarruflarda ve vicdanlarda da tecelli etmelidir.
Eleştiri Özeti: Esenlik A.Ş. gibi yapılar, kimsenin kişisel egosunu tatmin edeceği ya da şiddetine kılıf uyduracağı birer derebeylik değildir. Platformun açıklaması, gerçekleri savunmaktan ziyade, statükoyu koruma gayretidir. Malatya’nın gerçek meselesi; kurumların arkasına saklananlar değil, o kurumları şeffaf ve ahlaklı bir şekilde yönetecek iradedir.
Halkın Vicdanı “İddia”yı Değil, Görüntüleri Görüyor: Platformun “Esenlik” Kalkanı Düştü!
Malatya Ortak Meselemiz Platformu’nun, bir eğitim kurumunda yaşandığı belirtilen darp olayı sonrası yaptığı “Esenlik’i hedef almayın” açıklaması, halkın sağduyu duvarına çarptı. Platformun kullandığı steril ve korumacı dil, Malatyalılar tarafından sert bir dille reddedilirken; kamuoyu, bir kurumun büyüklüğünün, yöneticisinin hatasını örtmeye yetmeyeceğini haykırıyor.
“İddia Edilen” Değil, “Dünya Gördü!”
Platformun olaydan bahsederken ısrarla kullandığı “yaşandığı iddia edilen” kalıbı, halkın en çok tepki gösterdiği nokta oldu. Kamera kayıtlarının ve tanık beyanlarının ortada olduğu bir şiddet vakasına “iddia” muamelesi yapmak, mağduru değil faili koruma refleksidir. Malatyalılar soruyor: “Kamera kayıtları varken ‘iddia’ demek, gerçeği karartma çabası değil de nedir?”
Esenlik’i Kim Kirletiyor? Eleştirenler mi, Yönetenler mi?
Platform, Esenlik A.Ş.’yi “şehrin ortak değeri” olarak tanımlayıp dokunulmazlık zırhı giydirmeye çalışsa da, vatandaşın teşhisi çok daha net: Bir kurumu eleştirenler değil, o kurumun koltuğunda oturup sokakta şiddet uygulayanlar kirletir. * Vasıfsızlık ve Liyakat Sorunu: Sosyal medyadan yükselen “Neden hala özelleştiri yapılmıyor?” ve “Nereye kadar vasıfsız insanlar bu koltukları dolduracak?” sesleri, meselenin sadece bir darp olayı olmadığını, şehrin yönetim kadrolarındaki liyakat çöküşünü işaret ediyor.
Şiddeti Normalleştirme Çabası: “Dik Duruş” Nerede?
Halkın tepkisi, platformun “dik duruş” sergilediği yerin yanlışlığına odaklanıyor. Bir kadına ve öğretmene saldırı iddiaları karşısında suskun kalıp, bir şirketin kurumsal imajı için “aslan kesilmek”, siyasi korumacılığın en pespaye halidir. Vatandaşın deyimiyle; “O dik duruşunuzu kadın ve öğretmene saldırı yapılırken görseydik!”
Sonuç: Ortak Mesele Esenlik Değil, Adalettir!
Malatya Ortak Meselemiz Platformu’nun açıklaması, kamuoyunda “olayı normalleştirme ve üstünü kapatma çabası” olarak tescillenmiştir. Esenlik A.Ş. gibi şehrin parasıyla büyüyen kurumlar, hiç kimsenin şahsi derebeyliği değildir. Halk, failin kim olduğuna bakılmaksızın gereğinin yapılmasını ve “kurumsal imaj” arkasına saklanılmamasını bekliyor.
Özetle: Malatya halkı, “şehrin değeri” masallarına tok olduklarını, asıl değerin insan onuru ve adalet olduğunu bu tepkileriyle kanıtlamıştır. Şimdi soru şu: Platform bu halkın sesini mi duyacak, yoksa birilerinin avukatlığını yapmaya devam mı edecek?
