Malatya Hamidiye Camii’nde Teknik Bilim ve Yerel Yönetim Karşı Karşıya
Malatya Hamidiye Camii’nde Teknik Bilim ve Yerel Yönetim Karşı Karşıya
MALATYA – 6 Şubat depremlerinin ardından yapı stokundaki belirsizliğin sürdüğü Malatya’da, Hamidiye Camii’nin durumu üzerinden başlayan tartışma, “teknik liyakat” ve “kamu güvenliği” ekseninde derinleşiyor. Mimarlar Odası Malatya Şubesi’nin yapının taşıyıcı sistemindeki ağır hasarlara dikkat çekerek yaptığı “yıkım” uyarısı, bölge sakinleri ve yerel temsilciler tarafından “yetki aşımı” ve “yerinde inceleme eksikliği” ile eleştirilse de, mimari ve statik disiplinlerin ortak paydası olan “can güvenliği” tüm tartışmaların önüne geçiyor.
Mimari Perspektif: Sadece Çizim Değil, Yapısal Bütünlük Analizi
Mimarlar Odası Malatya Şubesi Başkanı Yunus Emre Fidanel’in açıklamalarına gelen “Bir mimar kolon değerlendirmesi yapamaz” eleştirisi, teknik literatürde karşılığı olmayan bir argüman olarak öne çıkıyor. Mimarlık disiplini; bir yapının sadece estetik formunu değil, o formun ayakta kalmasını sağlayan taşıyıcı sistemin (strüktür) mekanla kurduğu ilişkiyi de kapsar. Bir mimar, yapının rölevelerini alırken ve restorasyon süreçlerini yönetirken, betonarmedeki korozyonu, çatlak örüntülerini ve statik yorulmaları analiz edebilecek temel mühendislik nosyonuna sahiptir.
Odadan yapılan açıklamalarda vurgulanan “kolon ve kirişlerdeki patlaklar”, basit birer sıva çatlağı değil, yapının yük taşıma kapasitesini yitirdiğine dair hayati semptomlardır. Mimarlar Odası’nın bu noktadaki teknik direnci, yapının mevcut haliyle cemaat için bir “tabutluk” olma potansiyeli taşıdığı gerçeğine dayanmaktadır.
“Makyaj” Operasyonu mu, Onarım mı?
Tartışmanın odağındaki en çarpıcı iddia ise caminin dış cephesine kurulan iskeleler üzerinden yapılan müdahalelerdir. Mimarlar Odası, binanın taşıyıcı sistemindeki ağır hasarların, dış cephe tadilatı ve boya işlemleriyle “kamufle edildiğini” savunmaktadır.
Teknik açıdan bakıldığında; bir binanın ana taşıyıcısı hasarlıysa, yapılacak her türlü boya, sıva veya dekoratif onarım, yapısal sorunu çözmek yerine gizlemeye yarar. Odasının haklılık payı burada devreye girmektedir: Geçmişte “hafif hasarlı” denilerek boyanan ve bir sonraki sarsıntıda çöken “Bahçeci Apartmanı” örneği, Malatya’nın hafızasında taze bir yara olarak durmaktadır. Bilimsel veri, dış görünüşün (estetiğin) statik güvenliğin yerine geçemeyeceğini açıkça söylemektedir.
Bilimsel Verinin Muhtarlık Makamıyla İmtihanı
Hamidiye Mahallesi Muhtarı Ünal Ergöç’ün “yerinde inceleme yapılmadı” iddiasına karşılık, akademik ve mesleki kuruluşlar “uzaktan gözlem” ve “mevcut hasar kayıtları” üzerinden de risk analizi yapabilirler. Özellikle betonun döküldüğü, demir donatının açığa çıktığı ve korozyonun gözle görülür hale geldiği yapılarda, teknik bir göz için durumun vahameti net bir şekilde ortadadır.
Mimarlar Odası’nın savunduğu temel tezler şunlardır:
-
Yapısal Yorgunluk: Arka arkaya gelen büyük sarsıntılar, caminin statik ömrünü tamamlamasına neden olmuştur.
-
Yanlış Raporlama: Resmi kayıtlardaki “az hasarlı” ibaresinin, yapının gerçek durumunu yansıtmadığına dair ciddi teknik kuşkular bulunmaktadır.
-
Etik Sorumluluk: Meslek odaları, kamu yararını korumakla yükümlüdür. Bir yapının çökme riski varsa, odanın sessiz kalması “suça iştirak” niteliği taşır.
Sonuç: Bilimin Işığında Çözüm Şart
Tartışmaların gürültüsü içinde kaybolmaması gereken tek gerçek; Hamidiye Camii’nin bir ibadethane olduğu ve yüzlerce insanın aynı anda içinde bulunduğu bir mekan olduğudur. Mimarlar Odası’nın “teknik çığlığı”, bir kurumu veya şahsı hedef almaktan ziyade, bilimsel bir felaket senaryosunu engellemeye yöneliktir.
Yerel otoritelerin ve mahalle temsilcilerinin, meslek odalarının teknik uyarılarını birer “siyasi veya şahsi görüş” olarak değil, bağımsız denetim raporu ciddiyetinde ele alması gerekmektedir. Aksi takdirde, ihmal edilen her çatlak, ileride telafisi mümkün olmayan acıların temeli olabilir.
Fotoğraf : Emeksiz Caddesinde bulunan Hamidiye Cami’nin fotoğrafı instgram mimaryunusemrefidanel hesabindan alınmıştır
Benzer bir açıdan hasarlı duvar ve kubbe bölümü; çatlaklar ve inşaat malzemeleri çevrede, potansiyel iç kolon sorunlarını destekleyen dış belirtiler.

