MGTC Başkanı Mehmet Aydın: “CHP’de Şeffaflık Sınavı Başladı”

MGTC Başkanı Mehmet Aydın: “CHP’de Şeffaflık Sınavı Başladı”

26 Şubat 2026 “Bakış Açısı” Programı Gündemi

CHP İçindeki Güç Mücadelesi ve İhale İddiaları Üzerine Derinleşen Tartışma

26 Şubat 2026 tarihinde yayınlanan “Bakış Açısı” programında moderatörler Mehmet Aydın ve Umut Bozkurtoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki güç dengeleri ve bazı belediyeler üzerinden şekillendiği öne sürülen ihale ilişkileri hakkında dikkat çekici iddiaları gündeme taşıdı. Program boyunca dile getirilen başlıklar, yalnızca parti içi rekabeti değil, yerel yönetimlerdeki uygulamaları ve yargı süreçlerini de kapsayan geniş bir çerçeve çizdi.

Aşağıda, programda aktarılan iddialar ve siyasi yansımaları, haber formatında sistematik biçimde ele alınmıştır.

“Kurumsal Kimlik” Tartışması: CHP’de Yön Değişimi mi?

Programın temel eksenlerinden biri, CHP’nin son dönemde yaşadığı liderlik değişiminin parti kültürü üzerindeki etkisi oldu. Moderatörler, özellikle Özgür Özel döneminde partinin geleneksel “kurumsal reflekslerinden” uzaklaştığı yönündeki eleştirileri gündeme taşıdı.

Yapılan değerlendirmelerde, CHP’nin tarihsel kimliği ile güncel siyasi dili arasında mesafe oluştuğu iddia edilirken, bu durumun muhalefet performansına da yansıdığı savunuldu. Programda konuşan yorumcular, parti içindeki hizipleşmenin ve kamuoyuna yansıyan sert polemiklerin, seçmen güveni açısından risk oluşturduğunu ileri sürdü.

500 Bin Euro İddiası ve Yargı Süreci

Programda en dikkat çekici başlıklardan biri, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında ortaya atılan bir rüşvet iddiası oldu. İddiaya göre, eski partili Tolgahan Erdoğan’ın mahkemeye sunduğu tanık ifadesinde, susturulması karşılığında 500 bin Euro teklif edildiği öne sürüldü.

Dosyanın Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde görüldüğü ve bazı isimler hakkında fezlekelerin düzenlendiği ifade edildi. Programda, bu sürecin yalnızca siyasi polemik değil, hukuki zemine taşınmış bir konu olduğu vurgulandı.

Ancak iddialar henüz kesinleşmiş bir yargı kararıyla sonuçlanmış değil. Dolayısıyla süreç, hukuki inceleme aşamasında bulunuyor.

Parti İçi Saflaşma: Kılıçdaroğlu Sonrası Dengeler

Programda ayrıca eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dönemine atıf yapılarak, kurultay sürecinde yaşanan saf değişimleri ele alındı. Yorumcular, bazı isimlerin liderlik değişiminde aktif rol almasının parti içi “vefa” tartışmalarını beraberinde getirdiğini savundu.

Gazeteci Erdem Atay’ın ortaya attığı iddialar da programda aktarıldı. Buna göre, parti içindeki bazı aktörlerin kendi üzerlerindeki tartışmaları azaltmak amacıyla siyasi gündemi başka isimlere yönlendirdiği öne sürüldü. Bu çerçevede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adının geçtiği stratejik hamle iddiaları da tartışma konusu oldu.

Yerel Yönetimler ve İhale İddiaları

Programın en kapsamlı bölümlerinden biri, CHP’li belediyelerdeki ihale süreçlerine dair iddialardı. Özellikle İzmir, Çankaya ve Ataşehir belediyeleri örnek gösterilerek, bazı iş insanlarının bu ihaleler üzerinden büyüdüğü iddia edildi.

İddialar arasında, siyasetçilerin yakın çevresindeki bazı isimlerin belediyelerle iş ilişkileri kurarak ekonomik güç elde ettiği yönündeki suçlamalar da yer aldı. Ayrıca bazı akrabaların veya yakın çevredeki kişilerin belediyelerde “özel kalem” pozisyonları üzerinden kadrolaştığı öne sürüldü.

Bu iddialar hakkında ilgili belediyelerden veya adı geçen kişilerden program sırasında doğrudan bir yanıt aktarılmadı.

Malatya Basını ve “Sessizlik” Tartışması

Programda dikkat çeken bir diğer başlık ise Malatya yerel basınına yönelik eleştiriler oldu. Sunucular, ortaya atılan iddiaların yerel medyada yeterince yer bulmadığını savundu.

Bazı yorumcular, bunun ekonomik bağımlılık veya siyasi baskıdan kaynaklanabileceğini ileri sürerken, bu iddialar somut belgelerle desteklenmiş değil. Bununla birlikte, kamuoyunda şeffaflık beklentisinin arttığına dikkat çekildi.

Siyasi ve Toplumsal Etkiler

Programda dile getirilen iddialar, CHP içindeki güç mücadelesinin yalnızca parti sınırları içinde kalmadığını; yerel yönetimlerden medya yapısına kadar uzanan geniş bir etki alanı oluşturduğunu öne sürüyor.

Ancak unutulmaması gereken önemli nokta, söz konusu iddiaların büyük bölümünün henüz yargı kararıyla kesinleşmemiş olmasıdır. Bu nedenle süreç, hem hukuki hem de siyasi açıdan izlenmeye devam ediyor.

“Bakış Açısı” programında ortaya konan tablo, CHP içinde bir güç ve kaynak yönetimi tartışmasının yaşandığı iddiasını gündeme taşıyor. Parti yönetiminin bu iddialara nasıl yanıt vereceği, yargı süreçlerinin nasıl ilerleyeceği ve kamuoyunun bu gelişmelere nasıl tepki vereceği önümüzdeki dönemde belirleyici olacak.

Siyasette güven, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri her zamankinden daha fazla tartışılırken; ortaya atılan her iddianın, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği açık. Sürecin seyri, hem parti içi dengeleri hem de yerel siyasetin yönünü etkileyebilecek potansiyele sahip görünüyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ