Zeka Fetişizmine Karşı Disiplinin Sessiz Zaferi
Zeka Fetişizmine Karşı Disiplinin Sessiz Zaferi: Modern Çağda Entelektüel Baskıdan Kurtulmak
“Herkesten daha zeki olmanıza gerek yoktur. Geri kalan herkesten daha disiplinli olmaya ihtiyacınız vardır.” — Warren Buffett
-
yüzyılda yaşamak, bitmek bilmeyen bir performans sahnesinde başrol oynamaya çalışmak gibi. Her an daha fazla şey bilmemiz, en çok satan kitapları okumuş olmamız, küresel politikadan yapay zekaya kadar her konuda derinlemesine analizler yapabilmemiz ve her zaman “odadaki en zeki kişi” olmamız gerektiğine dair görünmez ama çok ağır bir baskı altındayız. Sosyal medya akışlarımız, görünüşte her şeyi zahmetsizce başaran, 20’li yaşlarında dünyayı değiştiren “dahilerle” dolu.
Bu durum, modern insanın omuzlarına adeta bir entelektüel baskı yüklüyor. Sürekli olarak yeterince zeki, yeterince yaratıcı veya yeterince vizyoner olmadığımızı hissediyoruz. Oysa dünyanın en başarılı yatırımcılarından biri olan Warren Buffett, başarının sırrının bu “zeka fetişizminde” değil, çok daha sıkıcı, sıradan ama bir o kadar da yenilmez bir kavramda yattığını söylüyor: Disiplin.
“Dahi” Efsanesi ve Entelektüel Yetersizlik Hissi
Bugün toplum, doğuştan gelen yeteneği ve “evrim geçirmiş” bir zekayı aşırı yüceltiyor. Bir sorunu anında çözen, bir anda aydınlanma yaşayan figürlere tapıyoruz. Bu durum bizde, eğer bir şeyi ilk seferde mükemmel yapamıyorsak veya karmaşık bir konuyu anında kavrayamıyorsak, “yeterince zeki olmadığımız” yanılgısını yaratıyor. Psikolojide “Imposter (Sahtekar) Sendromu” olarak bilinen ve “aslında o kadar da iyi değilim, yakında herkes bunu anlayacak” korkusu, tam da bu entelektüel baskının bir sonucudur.
Herkesin her an her şeyi bildiğini iddia ettiği bu bilgi çağında, “bilmiyorum ama öğrenebilirim” demek adeta bir zayıflık göstergesi haline geldi. Zeki görünme çabası, insanları harekete geçmekten alıkoyan bir tür felce dönüşüyor. Kusursuz ve en “zeki” fikri beklerken, aylar ve yıllar akıp gidiyor.
Zekanın Sınırları ve Disiplinin Sınırsızlığı
Zeka, size ne yapmanız gerektiğini söyleyebilir; harika bir strateji kurmanızı, olaylar arasındaki bağlantıları hızlıca görmenizi sağlayabilir. Ancak zeka tek başına sabah yataktan erken kalkmanızı, canınız hiç istemediğinde o masanın başına oturmanızı veya üst üste yaşadığınız onuncu başarısızlıktan sonra tekrar denemenizi sağlamaz.
Zeka pasif bir potansiyeldir; disiplin ise aktif bir eylemdir.
Buffett’ın işaret ettiği “geri kalan herkesten daha disiplinli olma” ihtiyacı, aslında modern hayatın dikkat dağıtıcı unsurlarına karşı açılmış bir savaştır. Bugün algoritmalar, bildirimler ve sonsuz kaydırma (doomscrolling) döngüleri, irademizi ve disiplinimizi kırmak üzere tasarlanmıştır. Bu çağda dikkatinizi toplayıp, sıkıcı da olsa yapılması gerekeni istikrarlı bir şekilde her gün yapabilmek, en büyük başkaldırıdır. 160 IQ’ya sahip ama dikkati sürekli dağılan bir zihin, ortalama bir IQ’ya sahip ama her gün hedefine doğru sarsılmaz bir adımla yürüyen bir zihnin karşısında her zaman yenilmeye mahkumdur.
Eşitleyici Güç Olarak Disiplin
Zeka, büyük oranda genetik piyangonun ve çevresel başlangıç koşullarının bir sonucudur. Eşitsizdir. Ancak disiplin, tamamen demokratik bir güçtür. Disiplinli olmak için dahi doğmanıza gerek yoktur. Sadece bir karar vermeniz ve o karara sadık kalmanın zorluğunu göğüslemeniz gerekir.
Entelektüel baskının sizi ezdiği anlarda şu gerçeğe tutunabilirsiniz: Tarihi değiştiren, büyük şirketler kuran veya şaheserler yaratan insanların pek azı “odadaki en zeki insan”dı. Onlar sadece, diğer herkes sıkılıp pes ettiğinde, bahaneler üretip ertelediğinde veya “daha zekice” bir kestirme yol aradığında, işin başında kalmaya devam edenlerdi.
Sıradanlığın İçindeki Olağanüstülük
Modern çağın size dayattığı “özel olma ve her şeyi bilme” zorunluluğunu bir kenara bırakın. Zeki olma baskısı sizi yoruyor ve durduruyorsa, kendinize şu özgürlüğü tanıyın: “Herkesten daha zeki olmak zorunda değilim.” Bunun yerine enerjinizi, sürecin kendisine aşık olmaya, küçük ama istikrarlı adımlar atmaya ve kendi hedeflerinize sadık kalmaya harcayın. Entelektüel kibrin gürültülü dünyasında, disiplinin sessiz ama durdurulamaz gücüne güvenin. Çünkü günün sonunda dünyayı, en parlak fikre sahip olanlar değil, o fikri hayata geçirmek için her gün masaya oturma iradesini gösterenler değiştirir.