Malatya’da Ulaşım Yatırımları ve Siyasi İllüzyon

Rakamların Gölgesinde Kalan Gerçekler: Malatya’da Ulaşım Yatırımları ve Siyasi İllüzyon
6 Şubat depremlerinin vurduğu, tarihinin en büyük yıkımlarından birini yaşamış olan Malatya, bugün sadece binalarını değil, şehrin damarları olan ulaşım ve altyapı ağlarını da yeniden ayağa kaldırma mücadelesi veriyor. Ancak bu devasa kriz ortamında, vatandaşın en çok ihtiyaç duyduğu şey şeffaflık ve somut icraat iken; siyaset kurumu, eski projeleri yeni ambalajlarla sunma ve makroekonomik krizin yarattığı devasa rakamları birer “başarı hikayesi” gibi pazarlama alışkanlığından vazgeçmiyor.
Geçtiğimiz günlerde AK Parti Malatya Milletvekili Sayın İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak tarafından paylaşılan, Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü yetkilileriyle yapılan saha incelemelerine dair basın bülteni, tam da bu siyasi iletişim stratejisinin kusursuz bir örneğini teşkil ediyor. “Müjde”, “yakın takip” ve “dev yatırım” kelimeleriyle süslenen metnin satır aralarına inildiğinde, Malatya’nın ulaşım gerçeğinin hiç de o bültendeki kadar parlak olmadığı açıkça görülüyor.
Enflasyonun Yarattığı Sayısal İllüzyon: 19 Milyar TL Ne Kadar Eder?
Bültenin en iddialı söylemlerinden biri, deprem sonrası karayollarına “19 Milyar TL” yatırım yapıldığı vurgusu. İlk bakışta devasa ve minnet duyulması gereken bir meblağ gibi duran bu rakam, Türkiye’nin içinde bulunduğu hiperenflasyonist inşaat maliyetleri gerçeğiyle yüzleştiğinde adeta buharlaşıyor.
Yine aynı bültende, İkizce bölgesinde yürütülen 48 kilometrelik yol çalışmasının toplam maliyetinin 7,6 Milyar TL olduğu itiraf ediliyor. Bu, kilometre başına yaklaşık 158 Milyon TL gibi korkunç bir maliyet anlamına geliyor. Hal böyleyken, tüm Malatya geneline üç yılda yayılan 19 Milyar TL’lik yatırımın, reel bazda (döviz veya inşaat demiri/asfalt maliyeti cinsinden) aslında ne kadar “küçük” bir iş hacmine denk geldiği ortadadır. Siyasilerin, paranın alım gücündeki erimeyi bir “yatırım büyüklüğü” olarak vatandaşa sunması, ekonomik tahribatı siyasi bir ranta çevirme çabasından başka bir şey değildir.
Yılan Hikayesine Dönen Bir Fiyasko: Kuzey Çevre Yolu
Siyasi metnin en trajikomik bölümlerinden biri şüphesiz Malatya Çevre Yolu (Kuzey Çevre Yolu) ile ilgili kısımdır. Bültende, bu projenin deprem sonrasının taze ve dinamik bir yatırımıymış gibi ele alınması, Malatya halkının hafızasıyla alay etmektir.
Temeli 2017 yılında atılan, defalarca bitiş tarihi açıklanıp her seferinde ötelenen, ödenek krizleri ve kamulaştırma sorunlarıyla yılan hikayesine dönen bu yol, bugün ağır tonajlı araçların şehir merkezini cehenneme çevirmesinin baş sorumlusudur. Neredeyse 10 yıldır bitirilemeyen bir projenin kalan kısımları için “2026 yılı sonunu hedefliyoruz” demek bir vizyon değil, ağır bir bürokratik ve siyasi iflasın itirafıdır. Gecikmiş adaletin adalet olmadığı gibi, bir on yılda bitirilemeyen yol da yatırım değil, düpedüz eziyettir.
Erkenek Tüneli: Yapısal Hataların “Yatırım” Olarak Pazarlanması
Bültende “Erkenek Tüneli’nde 9,3 kilometrelik kısım trafiğe açıldı” şeklindeki ifadeler, Türkiye’deki altyapı siyasetinin bir başka çarpık yüzünü gösteriyor. Erkenek Tüneli, yeni bir proje değildir; 2017 yılında dönemin bakanlarının katılımıyla büyük şovlarla açılışı yapılmış bir yapıdır.
Açılışından kısa süre sonra yaşanan çökmeler, zemin problemleri ve deprem sonrası oluşan ağır hasarlar nedeniyle sürekli tadilata giren bir tünelin onarım çalışmalarını, bugün “yeni bir hizmete açılış” törenine dönüştürmek akıl tutulmasıdır. Bir devletin, müteahhitlik ve mühendislik hataları yüzünden sürekli onarmak zorunda kaldığı bir yapıyı, her seferinde yeni bir yatırımmış gibi siyasi bültenlere konu etmesi, başarısızlığın kurumsallaşmasından başka bir anlam taşımaz.
“2026 Sonu” Torbası ve Siyasi Oyalama Taktiği
Dikkat çeken bir diğer unsur ise Havaalanı bağlantı kavşağı, Çevre Yolu’nun bitirilmeyen kısımları ve Erkenek’teki sağ tüp gibi tüm zorlu ve maliyetli aşamaların ısrarla “2026 yılı sonu” hedefine havale edilmesidir. Siyasi bürokraside “iki yıl sonrasının son çeyreği”, genellikle o projelerin bütçe yetersizliğinden dolayı bir sonraki döneme sarkacağının kibar bir göstergesidir. Bugüne kadar 2023, 2024 ve 2025 hedefleri verilip tutulmayan projelerde, 2026 hedefinin Malatya halkı nezdinde hiçbir inandırıcılığı kalmamıştır.
Sonuç: Algı Değil, Asfalt Lazım
Malatya’nın içinde bulunduğu yıkıcı gerçeklik, siyasi halkla ilişkiler kampanyalarıyla, kelime oyunlarıyla veya enflasyonun şişirdiği milyarlık rakamlarla örtülemeyecek kadar ağırdır. Vatandaş, İkizce’de veya Akçadağ’da TOKİ kuralarını beklerken, aynı zamanda o evlere ulaşacak güvenli, bitmiş ve sorunsuz yollar talep etmektedir.
Siyaset kurumunun artık “yapıyoruz, hedefliyoruz, planlıyoruz” şeklindeki gelecek zaman kiplerini bir kenara bırakıp, “Neden yıllardır bitiremedik?” sorusuyla yüzleşmesi gerekmektedir. Çünkü depremzede bir kentin makyajlı basın bültenlerine değil; bitmiş yollara, işleyen kavşaklara ve şeffaf bir hesap verebilirliğe ihtiyacı vardır.
1. Genel Karayolu Yatırımı:
-
Deprem sonrası (son 3 yılda) karayollarına yapılan yatırım: 19 Milyar TL
2. İkizce TOKİ Bölgesi ve Bağlantı Yolları:
-
Tamamlanan yol: 42,4 kilometre
-
Planlanan kavşak: 4 adet (3’ü tamamlanmış: K2, K4 hemzemin, K3 farklı seviyeli)
-
Kalan/Hedeflenen yol: 5,8 kilometre
-
K1 Havaalanı bağlantı kavşağı tamamlanma hedefi: 2026 sonu
-
İkizce projelerinin toplam maliyeti: 7,6 Milyar TL
3. Akçadağ TOKİ Bağlantısı:
-
Yol uzunluğu: 1,5 kilometre
-
Toygar Köprüsü: 1×25 metre
4. Malatya Çevre Yolu:
-
Toplam uzunluk: 53,5 kilometre
-
Tamamlandığı iddia edilen kısım: 46,2 kilometre
-
Kalan kısmın tamamlanma hedefi: 2026 sonu
5. Doğanşehir Erkenek TOKİ:
-
Planlanan: 110 konut, 105 dükkân, 1 fırın
-
Mevcut durumda devam eden: 90 konut, 80 dükkân
6. Erkenek Tüneli:
-
Trafiğe açılan kısım: Servis yolu 4,3 km, Ana yol 5 km (Toplam 9,3 km)
-
Sağ tüp tamamlanma hedefi: 2026 yılı içi

